CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran “14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü idi, ancak o gün Soma maden faciası tüm Türkiye’yi yasa boğarken resmi açıklamalara göre 301 maden işçimiz bu faciada yaşamını yitirdi” dedi. Oran şunları belirtti:
- Ekonomimiz ve toplumsal yapımızın temel direklerinden birini oluşturan tarım sektörü ciddi sıkıntılar içinde… 2003 yılında 70.8 milyon kişi olan toplam nüfus 2013’te 77 milyona çıkarken, 3 milyona yaklaşan kayıtlı çiftçi sayısı 2 milyon dolayına geriledi. Tarım ürünlerinde fiyat-girdi dengesinin üretici aleyhine bozulması tarımsal faaliyetlerden uzaklaşmaya yol açtı.Tarım alanlarındaki hızlı daralma ve tarımsal üretimde düşüşler yaşandı. Tarımın milli gelirdeki payı yıllar itibariyle düşerek yüzde 8’ler dolayına geriledi. Tarımın, bankacılık sektörüne olan kredi borç bakiyesi 2002’den bu yana 8 kat, batık kredi hacmi 7 kat büyüdü.
- Tarım sektörü ve çiftçilerimiz, birçok ciddi sorun ve tehditle karşı karşıya. AKP’nin seçim öncesi kırsal-kentsel oy dengesini kendi lehine kullanma kastıyla çıkardığı Büyükşehir Yasası da çiftçilerimiz için ciddi tehditleri içinde barındırıyor. Tarımın, kronikleşen yapısal sorunları yanında bu yıl don olayı ve kuraklık gibi arızi gelişmeler de hükümetin gerekli önlemleri almaması nedeniyle sektöre darbe vurdu.
- İnsanoğlunun varlığını sürdürebilmesi için en temel ihtiyaç olan gıdayı üreten çiftçiler dünyanın en zor ve değerli işini yapmaktadır. Tarımsal üretimin her aşamasında alın teri bulunuyor. Büyük sorunlara ve her türlü zorluğa rağmen çiftçilerimiz kar, yağmur, soğuk demeden, en zor doğa şartlarında bile halkın sofrasına gıda sunabilmek için çabalıyor.
Ölen madencilerin çoğu tarımı bırakan çiftçilerdi
14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü idi, ancak o gün Soma maden faciası tüm Türkiye’yi yasa boğarken resmi açıklamalara göre 301 maden işçimiz bu faciada yaşamını yitirdi. Madencilikle çiftçiliğin maalesef acı ortak bir kaderi var. Soma felaketinde ölenlerin çoğu tarımdan ayrılan çiftçilerimiz idi! Türkiye’de tarımda istihdam edilen sayısında hızla azalma yaşanıyor. Soma’daki madenlerde çalışanlar, Manisa’nın, Balıkesir’in, İzmir’in sulu tarım yapılmayan köylerinden gelen insanlarımızdan oluşuyor, hububat tarımı yapan bu çiftçiler yeterli gelir elde edemedikleri için maden ocaklarında çalışmayı tercih ediyorlar. Maalesef tarım ve hayvancılıkla geçim giderek güçleştiği için insanlarımız topraklarını bırakıp yer altında çalışmaya madene gitmek zorunda kalıyorlar.
Türkiye’nin ekonomik ve sosyal açıdan temel direklerinden birini oluşturan tarım sektörünün yıllarca ihmali ve yanlış politikaların büyüttüğü sorunlar nedeniyle üreticilerimiz, büyük sıkıntı içinde.
AKP döneminde tarım sektörünün sorunları büyüdü. Tarımda girdi fiyatları ürün fiyatlarından çok daha hızlı arttı. Kredi faizlerinin yüksekliği de üretimin maliyetini artırdı. Fiyat-girdi dengesinin üretici aleyhine bozulması tarımsal faaliyetlerden uzaklaşmaya yol açtı. Pazara erişme ve rekabet gücü bulamayan üretici, tüccar ve tefecilere mahkûm oldu. Ürünlerini emeğinin karşılığı olan fiyatla değerlendiremeyen çiftçi giderek yoksullaştı. Bu faktörler tarım sektöründe önemli bir kan kaybı ve çözülmeye yol açtı. 2003 yılında 70.8 milyon kişi olan toplam nüfus 2013’te 77 milyona çıkarken, 3 milyona yaklaşan kayıtlı çiftçi sayısı 2 milyon dolayına geriledi. Fiyat-girdi dengesinin tamamen aleyhine gelişmesi nedeniyle üretici tarımsal faaliyetlerden uzaklaşmaya başladı, bazı illerde tarım alanlarının neredeyse yarısı artık ekilmiyor. 2002-2013 döneminde tarım ürünlerinde ciddi üretim düşüşleri yaşandı. Tarımın milli gelirdeki payı hızlı geriledi. Sektörün borçları katlanarak büyüdü. 2002 itibariyle tarımda dış ticaret fazlası veren Türkiye’nin bu sektördeki ihracat-ithalat dengesi 2003’ten itibaren aleyhe döndü, makas giderek açılmaya başladı, sonuçta tarım ithalatçısı haline getirilen ülkenin bu alanda dış ticaret açığı hızla büyüdü.
Çiftçi toprağını terk ediyor…
2002-2013 döneminde Türkiye’deki toplam tarım alanı yüzde 10.4 küçülerek 26.6 milyon hektardan 23.8 milyon hektara geriledi. Buğday, arpa gibi tahıllar ile diğer bitkisel ürünlerde ekili alanlar bu dönemde yüzde 12.9 küçülerek 17.9 milyon hektardan 15.6 milyon hektara gerilerken, nadasa bırakılan alanlarla birlikte bu ürünlerde toplam tarım alanı yüzde 14 küçülerek 23 milyon hektardan 19.8 milyon hektara düştü. Aynı dönemde sebze bahçelerinin toplam alanı yüzde 13 küçüldü. Meyve, içecek ve baharatlar ile süs bitkilerinin toplam alanı ise yüzde 21 büyüdü. Ancak 2002’e ilişkin verilerde süs bitkileri yer almıyor.
Tarım alanları (Bin hektar)
2002 | 2013 | Değ. (%) | |
Tahıllar ve diğer bitkisel ürünlerin ekilen alanı | 17.935,4 | 15.618,1 | -12,9 |
Nadas alanı | 5.040,0 | 4.147,6 | -17,7 |
Sebze bahçeleri alanı | 930,2 | 808,5 | -13,1 |
Meyveler, içecek ve baharat + süs bitkilerinin alanı (*) | 2.673,5 | 3.236,5 | 21,19 |
TOPLAM ALAN | 26.579,2 | 23.810,7 | -10,4 |
(*): Süs bitkileri alanları 2011’den itibaren istatistiklere dahil edildi.
Hakkari’de toprakların artık neredeyse yarısı, Kars’ta üçte birden fazlası ekilmiyor…
Tarım alanlarındaki azalma bazı illerde rekor boyutlara ulaştı. 2002-2013 döneminde söz konusu alanlar özellikle Hakkari’de yüzde 44, Kars’ta yüzde 38, Kastamonu’da yüzde 30 azaldı. Bu dönemde tarım alanlarındaki küçülmede bu illeri sırasıyla Şırnak, Yozgat, Konya, Zonguldak, Diyarbakır, Osmaniye, Gümüşhane, Kahramanmaraş Erzurum, Malatya, Karabük, Ardahan, Edirne, Afyon, Erzincan ve Ardahan izliyor.
Tarım alanı en hızlı küçülen iller (Bin Hektar)
2002 | 2013 | Değ. (%) | |
Hakkâri | 59,6 | 33,3 | -44,1 |
Kars | 339,4 | 211,6 | -37,6 |
Kastamonu | 213,9 | 149,3 | -30,2 |
Şırnak | 140,5 | 101,3 | -27,9 |
Yozgat | 828,8 | 600,5 | -27,5 |
Konya | 2.619,6 | 1.901,8 | -27,4 |
Zonguldak | 75,7 | 55,8 | -26,2 |
Diyarbakır | 803,8 | 601,6 | -25,2 |
Osmaniye | 152,2 | 114,9 | -24,5 |
Gümüşhane | 87,5 | 66,1 | -24,5 |
Kahramanmaraş | 463,2 | 359,6 | -22,4 |
Erzurum | 462,1 | 359,4 | -22,2 |
Malatya | 366,5 | 285,6 | -22,1 |
Karabük | 63,4 | 50,1 | -21,0 |
Ardahan | 73,2 | 58,9 | -19,6 |
Edirne | 361,8 | 292,0 | -19,3 |
Afyon | 581,7 | 470,9 | -19,0 |
Erzincan | 163,9 | 132,7 | -19,0 |
Adıyaman | 297,3 | 241,1 | -18,9 |
Bingöl | 42,5 | 34,5 | -18,8 |
20 İL | 8.196,7 | 6.121,2 | -25,3 |
Diğer iller | 18.382,5 | 17.689,5 | -3,8 |
TÜRKİYE | 26.579,2 | 23.810,7 | -10,4 |
Temel ürünlerde ciddi üretim kaybı yaşandı…
Ekilen alanlardaki azalmaya bağlı olarak temel tahıllar, diğer bitkisel ürünler ve sebzelerde ciddi üretim düşüşleri yaşandı. 2002 yılında 19.5 milyon ton olan buğday üretimi, 2013’te 17.9 milyon tonla bunun yüzde 8 altında kaldı. 2002-2013 döneminde patates, nohut, kuru fasulye, kırmızı mercimek üretiminde yüzde 20’nin üzerinde, tütün üretiminde yüzde 41, kütlü pamukta yüzde 11.5 düşüş gerçekleşti. Bu dönemde üretimi hızla artan ürünler ise dane mısır ile ayçiçeği. Aynı dönemde biber, pırasa, domates, karpuz, patlıcan, hıyar gibi temel sebzelerde de ciddi bir düşüş olduğu dikkati çekiyor.
Seçilmiş ürünlerde ekim alanları ve üretim
| Ekilen Alan (Bin hektar) | Üretim (Bin ton) | ||||
2002 | 2013 | Değ. (%) | 2002 | 2013 | Değ. (%) | |
TAHILLAR VE DİĞER BİTKİSEL ÜRÜNLER | ||||||
Buğday | 9.300 | 6.494 | -30,2 | 19.500 | 17.975 | -7,8 |
Mısır (Dane) | 500 | 660 | 32,0 | 2.100 | 5.900 | 181,0 |
Patates | 198 | 125 | -36,9 | 5.200 | 3.948 | -24,1 |
Nohut | 660 | 424 | -35,8 | 650 | 506 | -22,2 |
K. Fasulye | 180 | 85 | -52,9 | 250 | 195 | -22,0 |
K. Mercimek | 420 | 261 | -38,0 | 500 | 395 | -21,0 |
Ayçiçeği | 550 | 520 | -5,4 | 850 | 1.380 | 62,4 |
Tütün | 191 | 136 | -28,7 | 153 | 90 | -41,1 |
Şekerpancarı | 372 | 291 | -21,8 | 16.523 | 16.483 | -0,2 |
Pamuk (Kütlü) | 721 | 451 | -37,5 | 2.542 | 2.250 | -11,5 |
SEBZELER | ||||||
S. Biber | 58 | 33 |
sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.