Sosyal facialar yaşanıyor
BDDK’nın tüketicilere ve bankalara temkinli olma çağrısı yapmasını geç kalınmış fakat fevkalade isabetli bir açıklama olarak yorumlayan Nurettin Özgenç, “Tüketimi artırmak amacıyla değişik isimler adı altında kampanyalar düzenlendi, bu yapılan kampanyalar, kumpanyalar sayesinde vatandaşın geleceği borçlandırıldı. Hesapsız yapılan harcamalar ile vatandaş’da geliriyle giderini karşılayamaz hale geldi. İş geldi tıkandı ve pek çok kişi bankaların takibine düştü. Bu nedenlerden ötürü borçların ödenememesinden dolayı sosyal facialar yaşanmaktadır” diye konuştu.
Kredilerle tüketim teşvik edildi, ithalat arttı
KOBİDER Başkanı Özgenç bankaların bireysel ve tüketici kredilerinden artan parayı KOBİ’lere kullandırdığını hatırlatarak şunları şöyledi:
“Üretim olacak, insanlar çalışacak, istihdam olacak, kazanacak ve harcayacaktır. Üretmeden tüketmek Türkiye ekonomisini darboğaza sokacaktır. Önce üretelim, kazanalım, sonra harcayalım anlayışı ile hareket etmeliyiz. İnsanlar üretmeden tüketmeye, bir başka deyişle ürettiğinden daha fazlasını tüketmeye yönlendirildi. Kısacası, tüketim teşvik edildi. Bu da beraberinde ithalat artışını getirdi. İthalat artışı dış ticaret dengesinin ihracat aleyhine bozulması demekti. Ülkenin zenginliği üretim artışında değil, ithalatta görüldü. Bankacık sektörüne baktığımızda çoğu yabancı ortaklı bankalar olduğu ve bunlarında kar amaçlı çalıştıkları için hangisi daha kazançlı ise o kredilerin kullandırılmasını özendiriyorlar. Bireyselden ve tüketici kredilerinden artan para da KOBİ’lere kredi olarak kullandırılmaktadır.”
Tüketici borçla borç kapatıyor
Bankaların tüketimi artırmak amacıyla kredi verdiğini iddia eden Özgenç, bunun ithalatı artırdığını söyledi. Bankaların, bireysel kredi vermedeki iştahlarının ticari kredi vermede olmadığını belirten Özgenç, bunun risklerine dikkat çekerek, şunları şöyledi:
“Kredi kartı borçluları mevcut borçlarını döndürebilmek için borcu borçla kapatma yoluna gitmektedir. Bu da şu şekilde olmaktadır. Kredi kartına borcu varsa tüketici kredisi alarak veya sanal alışveriş yaparak elde ettiği parayla borcunu kapatmak yoluna gitmektedir. Bu durum gelecekte çok daha ciddi sıkıntılarla karşılaşmamıza yol açacaktır. Bankacılık sektörü konut ve otomobil için gözünü kırpmadan kredi verirken ticari kredilerde aynı esnekliği göstermediler. KOBİ’ler bankalara ticari kredi başvurusu yaptıklarında kendilerinden mali bilanço, mizan, türlü evraklar ve ahret sorgularına tabi tutup, bununla birlikte teminat, kefil, kefilin durumu ve noterlik işlemler velhasılıkelam ticari kredilerde bankalar esnaf, sanatkar ve KOBİ’lere hayli ketum davranıp kırk dereden su getirtiyorlar. Ayrıca KOBİ’ler kredi almak için gayrimenkulümü teminat vereyim dediklerinde bazı bankalar “biz emlakçı değiliz” diyorlar. Oysa konut kredilerinde alınan daireyi teminata saymaları kendileriyle çelişmekte olduğunun bariz örneğidir.”
sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.